|
 |
 |
Okunma |
|
1113
|
Çocukluğumda Anneciğimin hastanede yatması ve bana bakmaya
çalışan Rahmetli Babacığımın hemen her günün bir öğününü köfte olarak
belirlemesi ile sanırım, köftemiz vazgeçilmezlerimdendi.
Komşuların komşu olduğu o dönemlerde, Babama malzeme
aldırıp, bize işkembe çorbası hazırlayan hanımların vesilesi ile o
akşam köfte değil de işkembe yemem için yapılan ısrarlar karşısında,
sevmediğimi, yiyemeyeceğimi anlatamamaktan duyduğum sıkıntıyı
hayal-meyal hatırlar ve hala bunalırım. Konuşma engelli insanların
yaşayabileceği zorluğu da bu hatıraya binaen daha yakinen hissederim.
Annemler 1.5 yaşımda olduğumu belirtiyorlar. En unutamadığım
üç kareden birincisi o gün köfte yerine kokusundan hiç hoşlanmadığım
işkembeyi neden bana yedirmeye çalıştıklarını anlayamayıp, tepindiğim.
İkincisi, babamın kucağında hastaneye gidişimiz ve bu arada Rahmetliyi
rezil edişim.(tabi olayı çok sonraları idrak ediyorum) Beni avutmak
için mi, yoksa laf olsun diye mi bilmem, Babam ' sana cici bir anne
alalım mı kızım' demek gafletinde bulunmuş bana. Ben hayal-meyal
hatırladığım hastanede odasında, yüzünü değil de mavi gecelik ve
yeleğini hatırladığım bir hanımın kucağına gittim ve Babama 'alacağımız
cici anne mi' demiştim. Gerisini ben hatırlamıyorum ama, mahcup olan
Babam ve öfkelenen Annem çok iyi hatırlıyorlardı.
Üçüncüsü ise, bahçemizde Babamın kucağında oturuyorum.
Güneşli bir gün. Komşu Teyze, bizim evden un götürüyor. 'Un bizim ama,
niye götürüyor 'diye soruyor, tekrarlıyorum ama, hiç kimse cevap
vermiyor. O zaman da çok bunaldığımı unutamıyorum. Çok sonraları
öğrenmiştim Teyze bize ev ekmeği yapacakmış. Buradan iki sonuç
çıkarmıştım büyüyünce. Komşuluk bağlarının güzelliği ve çocuklara cevap
vermemenin kötülüğü.
Gelelim sadede...
Sivas'tan ayrılınca bütün köftelerin aynı lezzetde
olmadığını farkettiğim köftemiz de yapılışının yanı sıra, bölge
etlerinin leziz olmasının payı büyük. Bu yıl sadece beş gün
kalabildiğim ve hemen hiçbir dostu göremeden ayrıldığım Sivas'ta bir
kez gitme imkanı oldu, köfteyi en iyi yapanlardan olduğunu çoğu kişiden
işittiğim Çimen Kebab'a.
Köfte'nin tarifi, tescil için 2006'da başvurduğunu öğrendiğim ama neticesini bilemdiğim, TSO Başkanı Osman Yıldırım'dan.
SİVAS KÖFTESİNİN ÖZELLİKLERİ
Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre, Sivas köftesinin özellikleri
şöyle: “Sivas köftesini diğer kebap türlerinden ayıran en önemli
özelliği üretiminde kullanılan etin doğal ortamda ve kendine has
floraya sahip bölge yaylalarında yonca, fiğ, kekik otu ile beslenerek
yetiştirilmiş sığır ve koyun etinden elde edilmiş olmasıdır. Ayrıca
üretim tekniği ve ustalık da önemli ölçüde farklılık katmaktadır.
Karışım hazırlanırken tuz haricinde salça, sebze, karabiber, iç yağı
gibi hiçbir madde kullanılmaz. Sivas köftesinin servisi, tamamlayıcı
unsurları olan yeşillik ve salata ile eksiksiz olarak yapılır.”
HAZIRLANIŞI
TSE’den tescil alınmaya çalışılan Sivas köftesi şu şekilde
hazırlanıyor:“Yaylalarda doğal ortamda yetiştirilmiş, en az iki
yaşındaki dana, etinin kaburga, but, kürek kısmı ile koyunun but
kısmından elde edilen karkas et sinir, damar ve zarlarından ayıklanır.
Ayıklanan danaeti karıştırılarak kilo başına 20 gram tuz eklenip, kıyma
makinesinde orta kalınlıkta 1 defa çekilir. Çekilen et karışım için
herhangi bir katkı maddesi kullanılmaksızın bir defa yoğrulur. En az 12
saat dinlendirilir. Dinlendirilmiş et orta kalınlıkta kıyma makinesinde
tekrar çekilir. Homojen hale gelmiş karışım 25 gram ağırlığında
dilimlenir. Avuç içerisinde şekil verilerek 0.5 santimetre
kalınlığında, 6-7 santimetre çapında oval bir görüntü oluşturulur.
Köfteyi hazırlamanın en büyük özelliği avuç içinde kalınlığın ve
büyüklüğünün dengeli olarak ovalleştirilmesidir. Dengeli ovalleştirme
pişmenin önemli şartıdır. Ovalleştirme esnasında el suya batırılır.
Ancak elde kalacak su miktarı gayet az olmalıdır. Su çok olursa et
dağılır ve köftenin görüntüsü bozulur. Porsiyon olarak satışa sunulan
köfte 7 adet, et miktarı ise 175 gramdan az olamaz.”
PİŞİRMESİ VE SUNUMU
Özelliklerine uygun olarak hazırlanan Sivas köftesinin pişirilip
servis edilmesi de şöyle:“Hazırlanan köfteler alevsiz yoğun korlu meşe
kömürü ateşinde, kısa aralıklarla çevrilerek her iki yüzünde pişmesini
sağlayacak şekilde yeterli miktarda pişirilir. Pişirme derecesi, etin
renginin kırmızıdan koyu kahve rengine dönme seviyesidir. Çok fazla
pişirilmemesine özen gösterilir, fazla pişmiş köfteler sertleşir.
Pişmiş köfteler, kuru, geniş ve yayvan porselen tabakta servis yapılır.
Köfte, altına sıcak Sivas pidesi konularak servis edilir.”
Sivas'a yolu düşen herkese Çimen'de köfte yeyip, Çerkes'in
kahvesinde bir Türk Kahvesi içmesi tavsiye olunur. Diğer yemekler ve
Çerkes'in Kahvesi hakkında malumat bir sonraki posta derken, hepinize
sağlıklı, mutlu, keyifli bir hafta sonu dilerim efendim. Hoşçakalın.
sivas köftesi tarifi, sivas köftesi nasıl yapılır, sivas köftecisi, kirli ahmet, mis kebap sivas mis kebap
|